Financial Times, Türkiye’de krizin ana nedenini “Kemalistlerin seçilememesi” olarak gösterdi.

Bugünkü Türkiye’nin “gerçek” sorununu, ülkenin etkin bir muhalefetinin
yokluğunun oluşturduğu öne sürüldü. Financial Times Gazetesi,
Türkiye’nin “etkin” bir muhalefete ihtiyacı olduğunu savunduğu
yorumunda muhalefete çok ağır eleştiriler yöneltti. “Muhalefetin ordu
ve yargıyı kışkırtmanın dışında bir stratejisi yok” iddiasında bulunan
gazete, laik, liberal ve sosyal demokrat güçlerinin seçilebilir bir
partide yeniden bir araya gelmesi gereğine de vurgu yaptı.
Financial Times Gazetesi, yazarı David Gardner imzası ile Türkiye’deki
“gerçek bir muhalefetin yokluğu”nu eleştiren geniş bir yorum yayımladı.
“Türkiye’nin, ilgisiz Atatürk’ün mirasçılarından daha fazlasına
ihtiyacı var” başlıklı analizde özellikle laik muhalefet partilerine
sert eleştiriler yöneltildi.
Türkiye’de son dönemde “Neo İslamcılar” ile laikler arasında yaşanan
“mücadele” ve darbe soruşturmalara dikkat çeken gazete, “Türkiye’de
kronik hale gelen krizin ana nedenlerinden biri, Kemalistlerin
seçilememesi” görüşünü dile getirdi.
-“MUHALEFETİN ORDU VE YARGIYI KIŞKIRTMANIN DIŞINDA BİR STRATEJİSİ YOK”-
İngiliz gazetesi, iki genel seçimde AKP tarafından yenilgiye uğratılan
muhalefetin bir “ordu ve yargıyı kışkırtmanın dışında bir stratejisinin
bulunmadığı”nı savunduğu yorumda Avrupa’da sık sık yapılan, Türkiye’nin
“gerçek kimliği”ni belirleme mücadelesini verdiği yönündeki yorumları
anımsatarak şöyle devam etti:
“Esasen, bugünkü Türkiye’nin gerçek sorunu daha sıradan. Bu da, AKP’nin
karşısında etkin bir muhalefetin bulunmamasıdır. Böyle bir muhalefet
oluncaya dek, krizden krize sürüklenmeye devam edecek”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirilere de işaret
edilirken Erdoğan’ın reformları genişletip derinleştirme fırsatını
kaçırdığı savlarına da yer verildi.
Gazete “AKP’nin, tüm Türk partilerinin paylaştığı bir tutum ile
iktidardan yararlanma sırasının kendilerinde olduğunu düşündüğü”
iddiasını da dile getirdiği yorumda seçimleri kazanma kabiliyetinden
yoksun bazı laiklerin ise, “ordu ve yargı”yı kışkırttıklarını öne sürdü.
Laiklerin partilerinin “gerçek partiler”i olmadığı iddiasına da yer
verildiği analizinde CHP için çok ağır eleştirilerde bulunuldu. Gazete,
“liberal olmayan” gibi nitelemeleri kullandığı Deniz Baykal’ın
liderliğindeki CHP için genç bir Türkiye’ye çekici olma kabiliyetinden
yoksun olduğunu iddia etti.
-“LAİK, LİBERAL VE SOSYAL DEMOKRAT GÜÇLERİN SEÇİLEBİLİR BİR PARTİDE BULUŞMALI”-
Türkiye’nin bu anda “Laik, liberal ve sosyal demokrat güçlerinin
seçilebilir bir partide yeniden bir araya gelmesi”ne büyük bir ihtiyacı
olduğunu vurgulayan gazete, laiklik konusunda sürekli ısrar etmenin bir
yararı olmayacağını öne sürerek şöyle devam etti:
“Atatürk anıtında ibadet etmek yerine örnek olarak almalılar.
Türkiye’nin kurucusu, cumhuriyeti, Osmanlı İmparatorluğu’nun
yıkıntılarından inşa etti. Sayın Erdoğan bile, AKP’yi yaratmak için
Türk İslamcılığı enkazının ötesine baktı. Türkiye’nin orta solu, onun
gibi yapmalı ve yeni bir başlangıç yapmalı.”
ANKA