Türkiye'nin bölge politikası, ABD’de yoğun bir biçimde tartışılmaya devam ediliyor.

Türk hükümetinin bölgesel politikası, ABD’de yoğun bir biçimde
tartışılmaya devam ediliyor. “Neo conlar”ın yakınlığıyla bilinen,
Washington Times gazetesi editörlerinden Arnaud de Borchgrave, sert
eleştirilere yer verdiği yorumunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İran
Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad’a gösterdiği yakınlık ve İran’a yeni
yaptırımlara karşı çıkmasına dikkat çekerek Türkiye’nin dış politikası
için “BlackBerry diplomasi” nitelemesini yaptı.
Arnaud de Borchgrave, Türkiye’nin AB’ye üyeliği konusunda isteksizlik
bulunduğunu gördükten sonra doğuya yöneldiğini savunduğu yorumunda 2003
yılında Türkiye’nin, ABD ve NATO ile olan yakın ittifakının “kesin gibi”
alınmayacağını kanıtladığını, Ocak 2009’da Gazze operasyonunun ardından
Türkiye ile İsrail’in “yakın dostluktan düşmanlığın eşiğine geçtiği”ni,
ikili ilişkilerdeki kırılmanın ise, “Gazze filosu” operasyonu ile
meydana geldiğini öne sürdü.
Gazze filosunun düzenleyicilerinden İHH için AKP’nin “kilit destekçisi”
diyen Arnaud de Borchgrave, “Sayın Erdoğan’ın İran’ın Mahmut
Ahmedinejad’a İstanbul’da ‘sevgili bir dost’ olarak sarılması ve İran’a
yeni yaptırımlara karşı çıkması, Türkiye’nin, konvansiyonel diplomasi
ile bir kırılma olan, yeni ‘BlackBerry diplomasisi’ne vurgu yapıyor”
ifadelerini kullandı.
-“ERDOĞAN TÜRKİYE’NİN NATO’DAKİ ROLÜNÜ ÖNCELİK OLARAK GÖRMÜYOR”-
Yorumda Başbakan Erdoğan’ın Hamas’ı “terör örgütü” olarak adlandırmayı
reddettiği belirtilirken Erdoğan için “Türkiye’nin NATO’daki rolünü
artık bir öncelik olarak görmüyor” iddiasına yer verildi.
“Balyoz operasyonu”na da değinilen yorumda Erdoğan’ın, “ülkede bir
askeri darbe olasılığını önlemek amacıyla Şubat ayında 52 komutanın
gözaltına alınması emrini verdiği” iddiasında da bulunuldu. “Savcıların
askerler, akademisyenler, siyasetçiler ve gazeteciler dahil, 400 kişiyi
cezaevine gönderdi” de denilen yorumda “hiç kimsenin Erdoğan’ın on the
record eleştirmek istemediği” savına da yer verildi.
Bu çerçevede “Sayın Erdoğan ve dostlarının, 20. yüzyılının aksine bunun
Amerika’nın asrı olmayacağı, geopolitik güç dengesinin doğuya kaydığı,
Türkiye’nin rolünün de Ortadoğu’da liderliği üstlenmek olduğu konusunda
kendi kendilerini ikna ettiklerini”öne sürülen yorumda çoğu dünya lideri
gibi Erdoğan’ın ABD Başkanı Barack Obama konusunda çok umutlu olduğunu
ancak artık onların da, Obama’nın, ülkeyi yönetemediğini, demokrat
partisinin Kasım’da seçimleri kaybedebileceğini, Afganistan
operasyonunun Vietnam’a benzer bir başarısızlıkla sonuçlanabileceğini
gördüğünü savunuldu. Yorum şu sözler ile noktalandı:
“Küresel güç dengesinin doğuya yöneldiğini gören Türk yetkilileri, aynı
zamanda ufukta Orta Asya’nın çoğuna yayılan büyük bir Türk milletini de
görüyor. Onlar için bu, NATO’nun Afganistan’dan yavaş yavaş geri
çekilmesinden, veya Türkiye’nin düşmanı, Avrupa’nın hasta adamı,
Yunanistan’ın, zorluklarla inşa edilen Avrupa Evi’nin adeta çökmesine
neden olduğu Avrupa Birliği’nden daha çok heyecan verici bir
manzaradır.”
ANKA