Tarihin en büyük belge sızdırma olayının ardından yeni bilgiler ortaya çıkıyor.

Wikileaks sitesinin yayınladığı, ABD’nin Afganistan’daki savaşıyla
ilgili yayınladığı 90 bin belge arasında, ABD’nin bazı “Türk
militanlarla” savaştığı bilgisi de yer alıyor.
Sol.org.tr'nin haberine göre; Wikileaks sitesinin Afganistan’daki
ABD ordusuyla ilgili 90 bin gizli belgeyi yayınlaması, tarihin en büyük
belge sızdırma olayı olarak nitelenmişti. Belgeler arasında
Afganistan’da bulunan Türkiye’den militanlara dair bilgiler de yer
alıyor.
Belgelere göre 2007 yılı baharından sene sonuna kadar Paktika
bölgesindeki Bermel İleri Operasyon Hava Üssü’nde konuşlanan askerler,
belgede “Türk militanlar” olarak nitelenen güçlerle çatışmaya girdiler.
ABD ordusunun iç iletişim raporları, bu militanların “El Kaide’yle
bağlantılı Hakkani şebekesine” mensup olduklarını yazıyor.
Belgelerde yer alan ayrıntılar, Paktika bölgesindeki bu Türk
militanların, Mayıs 2007 civarında savaşa katılmış olabileceklerine
işaret ediyor. Bermel üssündeki ABD askerleri, Türk militanların
faaliyetlerini 2007 yılı Mayıs ayında fark etmeye başlıyorlar, 19
Mayıs’ta ise Türk militanlar üsse bir saldırı düzenliyor. Saldırıda üsse
107 milimetrelik bir roket atılıyor.
Kimsenin yaralanmadığı saldırı için resmi belgede “savaşçılar kendi
aralarında koordine olmak ve görece rutin olan bu tarz bir saldırıya
giden faaliyetleri düzenlemek konusunda zorluk çekiyorlardı” deniyor. Bu
amatörlük saptaması, söz konusu militan grubunun bu dönemde ilk
eylemlerini yapmaya başlamış olabileceğini gösteriyor.
Türk militanlar, 24 Mayıs’ta üsse iki roket daha atıyorlar. Saldırıda
yine ölü ya da yaralı olmuyor. 14 Temmuz’da ise üssün dışında ABD
askerlerine pusu kuruluyor. ABD raporları, bu saldırının sofistike ve
disiplinli olduğunu kaydediyor.
Belgeler, Türk militanlara karşı ABD tarafından beyaz fosfor silahının da kullanıldığını ortaya koyuyor.
Yine belgelere göre 2009 yılı Kasım ayında ABD güçleri, saklı buldukları
bir hazinenin içinin Türk parasıyla dolu olduğunu raporluyorlar.
Raporlarda Türk için “Turkish” kelimesi geçiyor. Bu kelime, İngilizce’de
Türkiyeli Türk anlamına gelse de, “Turkic”, yani Afganistan ya da Orta
Asya’dan gelen Türk kökenliler için kullanılan sözcükle karışmış olması
ihtimalini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Ancak 2009 Kasım’da bulunan
para, açıkça Türk parası olarak niteleniyor.
Konuyu gündeme getiren Wired sitesinden Spencer Ackerman’a görüş veren
Massachusetts-Dartmouth Üniversitesi’nden akademisyen Bryan Glyn
Williams ise, Afganistan’da o zamanlar orada bulunan ABD Generali
Stanley McChrystal’a danışmanlık yaptığı sırada işgale ortak olan Türk
askerleriyle yaptığı bir görüşmeye değindi. Görüşmede Türk askerlere bu
Türk militanların Afganistan’daki varlığı sorusunu sorduğunu söyleyen
Williams, askerlerin çok sinirlenerek, kendisine o kişilerin “artık Türk
olmadıklarını, Salefi ya da Vahabi olduklarını” söylediklerini iddia
etti.