Etibank davasında Dinç Bilgin ile oğlu Şevket Önay Bilgin'in yargılanmasına devam edildi.

Etibank'ın zarara uğratılmasıyla ilgili olarak bankanın eski sahibi Dinç
Bilgin ile oğlu Şevket Önay Bilgin'in de aralarında bulunduğu, 21
sanığın yargılanmasına devam edildi.
İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, Dinç Bilgin ve oğlu
Önay Şevket Bilgin'in de aralarında yer aldığı 14 tutuksuz sanık
katıldı.
Mahkeme Heyeti Başkanı Ertuğrul Tokalakoğlu, Hakim İlhan Karagöz'ün
20 Temmuzda raporlu olarak ayrılması ve diğer hakim Şener Diribaş'ın
senelik izne gitmiş olması dolayısıyla, bu hakimler yerine 23 Temmuzda
yeni hakim görevlendirmesi yapılarak İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi
üyeleri Ali Hacıhafızoğlu ve Mustafa Boz'un görevlendirildiğini tutanağa
yazdırdı.
Tokalakoğlu, mahkemenin talebi üzerine Etibank AŞ'ye el konulmasına
kadar hissedarlarının kim olduğuna yönelik bilgi yazısının TMSF Hukuk
İşleri Daire Başkanlığı'nca gönderildiğini de tutanağa geçirdi.
Duruşmada Dinç Bilgin ve Şevket Önay Bilgin'in avukatı Asım
İplikçioğlu, mahkemeye sunduğu dilekçelere ilişkin söz alarak, davanın
yaklaşık 10 yıldır devam etmesi nedeniyle, müvekkillerinin adil
yargılanma süresinin geçtiğini ve makul sürede yargılama haklarının
ihlal edildiğini savundu.
İplikçioğlu, bu nedenle müvekkillerinin normal hayatlarına
dönemediklerini ve tedbir olarak uygulanan yurt dışına çıkış yasağının
bir cezalandırma yöntemine dönüştüğünü savunarak, yasağın kaldırılması
talebinde bulundu.
Müvekkili Dinç Bilgin'in borçlarına yönelik teminat gösterdiği
varlıklarının bir kısmının da halen satılmadığını belirterek ''Bu
varlıklar satılmıyor, kamu borçları ödenmiyor. Ama aktüel faizi Dinç
Bilgin'in hesabına yazılıyor'' diyen İplikçioğlu, bu durumda ne kamunun
ne TMSF'nin ne de BDDK'nın zarar ettiğini, ancak müvekilinin zarar
gördüğünü söyledi.
İplikçioğlu, ayrıca her duruşmanın ardından konuya ilişkin bir
yayın organında çıkan haberlerde, ''Dinç Bilgin hala mahkum edilmedi'',
''Mahkeme, Bilgin'in kendilerini aldatmasına daha ne kadar göz
yumacak?'' gibi başlıklar atıldığını, bu haberlerde mahkemeye yönelik
suçlamalara da yer verildiğini söyleyerek, heyetin bu konuda suç
duyurusunda bulunup bulunmayacağını sordu.
Avukat İplikçioğlu, mahkeme heyetinde bulunan hakimlerin sık sık
değiştiğini ve bunun 200 klasörlük dava dosyasını öğrenmelerine engel
teşkil ettiğini belirterek, buna da tepki gösterdi.
Mahkeme heyeti, İplikçioğlu'nun bahsettiği yayın organına ve heyetin bu
konuda suç duyurusunda bulunması talebine ilişkin, mahkemenin geldiği
aşama nedeniyle herhangi bir kısıtlama kararı verilmesine yer
olmadığına, Dinç Bilgin ve Şevket Önay Bilgin'in avukatlarının
bildirdikleri konuda suç duyurusunda bulunabileceklerine hükmetti.
Sanıklar Dinç Bilgin ve Önay Şevket Bilgin'in yurt dışına çıkış
yasaklarının kaldırılması talebini reddeden mahkeme heyeti, hakimlerden
Şener Diribaş'ın emekliye ayrılacak olması nedeniyle, yerine başka bir
hakim görevlendirilmesi konusunda, gerekli işlemin yapılmasını da hükme
bağladı.
Mahkeme heyeti, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.
-DAVANIN GEÇMİŞİ-
İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi, 22 Temmuz 2005 tarihli kararında,
bankanın zarara uğratılmasına ilişkin Dinç Bilgin'i ''zimmet'' suçundan
14 yıl hapis ve 499 milyon 977 bin TL para, Şevket Önay Bilgin'i 9 yıl 4
ay hapis, Şükrü Karahasanoğlu ile Zeki Ünal'ı 9 yıl 26'şar gün hapis,
Mustafa Dinçer ile İsmail Hakkı Karakaya'yı da 7 yıl 9 ay 10'ar gün
hapis cezasına çarptırmıştı.
''Nitelikli dolandırıcılık'' suçundan Cavit Çağlar'ın 3 yıl 1 ay 15 gün
hapis cezasına çarptırıldığı kararda Mustafa Çağlar'a 1 yıl 6 ay 22 gün,
Hakkı Cengiz Kırgül'e de ''özel belgede sahtecilik'' suçundan 1 yıl 8
ay hapis cezası verilmiş, ancak bu cezalar ertelenmişti.
Mahkeme heyeti, Dinç Bilgin, Cavit Çağlar, Mehmet Nail Keçili,
Şevket Önay Bilgin, Mustafa Çağlar, Türker İnanoğlu ve Nevzat Ak'ın da
aralarında bulunduğu 23 sanığın ''cürüm işlemek amacıyla teşekkül
oluşturma, bu teşekküle üye olma ve teşekkül üyelerine yardım etme''
suçlarına ilişkin beraatına karar vermişti.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını usul
eksikliğinden bozmuş, ayrıca karardan sonra yürürlüğe giren Bankacılık
Yasası'nda lehe hükümler olup olmadığının incelenmesini istemişti.
Yargıtayın bozma kararı üzerine davanın yeniden görülmesine
başlanmış, Bilgin ailesi avukatları aracılığıyla reddihakim talebinde
bulunmuş, mahkeme bu talebi reddetmişti.
Bunun üzerine İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi de Dinç Bilgin ve
Şevket Önay Bilgin hakkındaki bu kararı kabul ederek, dosyalarını
ayırmıştı. Bu sanıkların yargılanmasına İstanbul 3. Ağır Ceza
Mahkemesinde devam edilmişti.
Diğer sanıklar açısından yargılamayı sürdüren mahkeme heyeti, 15 Kasım
2006 tarihli duruşmada Cavit Çağlar'ı ''nitelikli dolandırıcılık''
suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 20 bin 830 TL adli para cezasına
mahkum etmişti.
Mustafa Çağlar'ı da aynı suçlamaya ilişkin olarak 1 yıl 6 ay 22 gün
hapis ve 15 bin 620 TL adli para cezasına çarptıran mahkeme heyeti,
cezanın ertelenmesine karar vermişti.
Bankanın dört yöneticisini de 11 yıl 8 ay ile 7 yıl 9 ay arasında hapis
cezasına çarptıran mahkeme heyeti, diğer sanıklar açısından beraat ve
ortadan kaldırma kararları vermişti.
-2. BOZMA-
Kararı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Cavit Çağlar ve oğlu
Mustafa Çağlar hakkındaki davayı zaman aşımı nedeniyle ortadan
kaldırmıştı.
Dinç Bilgin ve oğlu Şevket Önay Bilgin'in hukuki durumlarının ve
suç vasfının ihtisas mahkemesi olan İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde
birlikte yapılacak yargılamada değerlendirilmesi gerektiğini belirten
yüksek mahkeme, diğer sanıklar hakkındaki kararı da çeşitli nedenlerle
bozmuştu.
Davanın yeniden görülmesine başlanmasının ardından Dinç Bilgin ve
Şevket Önay Bilgin'in ayrılan dosyaları, yeniden ana davayla
birleştirilmişti.