Emre Galatasaray'a gol atarak ''Gerçek Fenerbahçeli'' olmak istediğini belirtti.

Fenerbahçe'nin milli futbolcusu Emre Belözoğlu, Galatasaray'a gol atarak ''Gerçek Fenerbahçeli'' olmak istediğini belirtti.
Emre, Fenerbahçe Gazetesi'nin 75. sayısında yer alan
açıklamasında, Fenerbahçeli olduğunu her yerde söyleyen biri olmadığını
vurgulayarak, ''Bir gün bunu söylemiştim ve bu bir gerçekti. Kimseye
şirin görünme, cici çocuk olma çabam yok. Olduğum gibi davranan
biriyim. Önümüzdeki maçta hocam görev verirse, Galatasaray'a gol atarak
'Gerçek Fenerbahçeli' olmak istiyorum'' dedi.
Ailesinin, yakın dostlarının ve kulüp başkanı Aziz Yıldırım'ın sıcak
davranışlarının, Fenerbahçe'ye gelme kararı almasında önemli rol
oynadığını anlatan Emre, şimdi Fenerbahçe'de oynamanın bir ayrıcalık
olduğunu daha iyi gördüğünü, futbolu ''Fenerbahçeli Emre'' olarak
bırakmak istediğini ifade etti.
-''İNSANLAR BENİ BÖYLE AGRESİF ANMASIN''-
Emre Belözoğlu, ''Eskiden yanlış kararlarda veya sana
kasti yapılan hareketlerde adeta kendini kaybediyordun, ama şimdi daha
olgun davranıyorsun, bu sorunu nasıl çözdün?'' şeklindeki soru üzerine,
şu yanıtı verdi:
''Dışardan aldığım tepkilerden, ailemin ve eşimin eleştirilerinden
sonra bu davranışlarıma çeki düzen vermeye başladım. Futbolda kaybetmek
de haksızlık da var. Saha içinde bunu kabullenip, çok hızlı ve doğru
kararlar verebilmemiz gerektiğinden, mantıklı düşünebilmemiz lazım. Bu
davranışlarımı dengeli tutmaya çalışıyorum, çünkü üzerimize giydiğimiz
formanın bir ağırlığı var. İnsanlar beni böyle agresif sanmasın, böyle
hatırlamasın istiyorum. Sakince düşündüğümde de bunun böyle olması
gerektiğine inanıp, kendimi bu yönde değiştirdim.''
Bekarken çok düzensiz bir yaşamının olduğunu kaydeden Emre,
''Evlendikten sonra ilk aylar hanım, gece 11.00'lerde yatıyor. Ben gece
01.00'lere kadar bekliyorum. Baktım olmuyor, ben de artık 11.00'lerde
yatmaya başladım. Tabii futbolcu için uykunun büyük önemi var.
Evliliğin sadece futbol hayatıma değil, tüm hayatıma olumlu etkisi
oldu. Yalnız şunu da belirtmeliyim ki futbolcu eşi olmak da kolay
değil'' dedi.
-''2 KUPAYI KAZANACAK KADROMUZ VE GÜCÜMÜZ VAR''-
Emre, ''Devre arasında Gökhan Ünal dışında transfer
yapılmalı mıydı?'' şeklindeki soruya, ''Çok alternatifli kadro bizim
işimizi zorlaştırdığı gibi, hocamızın işini de zorlaştıracaktı. Bunun
faydası olacaktır tabii. Bence de yeterli bir kadroya sahibiz zaten.
İki kupayı da kazanacak kadromuz ve gücümüz var'' yanıtını verdi.
Takım olarak defansif anlamda bir sıkıntıları olduğunu anlatan Emre, şöyle devam etti:
''İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçı hariç, takımımız, puan
kaybettiğimiz diğer maçlarda gerçekten iyi mücadele etti. Ben bu
sözleri hiç sevmem, ama topun canı olsa, ancak bu kadar istemezdi.
Bursaspor, Manisaspor ve Diyarbakırspor maçlarından alabileceğimiz
galibiyetler, şu anda bizi çok daha farklı noktalara getirebilirdi.
Tabii futbolda bunlar var. İşler her zaman istediğiniz gibi gitmiyor,
ama hiçbir şey için geç değildir. Önümüzde, bu sonuçları telafi
edebileceğimiz çok maç var.''
-''HİDDİNK'İN FAYDASI OLACAĞINA İNANIYORUM''-
Emre, (A) Milli Futbol Takımı'nın teknik direktörlüğüne
Guus Hiddink'in getirilmesiyle ilgili görüşlerini açıklarken, ''Hiddink
çok önemli bir isim, gittiği her milli takımda başarı yakalamış biri.
Bu anlamda bakarsak, bize de faydası olacağına inanıyorum. Umuyorum çok
önemli kararlar alıp, Türk futboluna katkı sağlar, çünkü kim gelirse
gelsin, Türk futbolunun yeni bir yapılanmaya gitmesi gerekiyordu. Yeni
neslin oluşması gerekiyor, en önemlisi geleceğin Türk Milli Takımını
yaratması gerek'' dedi.
Sarı-lacivertli futbolcu, bu sene üniversite sınavına girip,
''Spor Yönetimi'' okumak istediğini, 4-5 sene daha Fenerbahçe'de futbol
oynayıp, gelecekte Aykut Kocaman gibi yine Fenerbahçe'de sportif
direktörlük görevi yapmak istediğini bildirdi.
Emre, 30 yaşına geldiğini, artık gençlere öğüt verme aşamasında olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
''Genç sporculara şunu söylemek istiyorum; sadece günde 3-4 saatlerini
ayırarak, bu kadar paralar kazanıp, tüm ailesine bakabilecekleri başka
bir meslek var mıdır, bilemiyorum. Gençliği, toprak sahada oynayıp
krampon temizleyerek geçmiş, spor malzemelerini annesi-babası yıkamış
biri olarak, böyle parlak bir gelecek istiyorlarsa, çok çalışmalılar,
çok inanmalılar. Hem psikolojik, hem fiziki anlamda kendilerini çok
hazır tutmalılar. Çok kolay bir yol değil, ama sabrederlerse, çok
çalışırlarsa, kendilerini ve ailelerini çok iyi bir gelecek bekliyor.''
A.A.