Sağlık Bakanlığı 'eli değmişken' yönetmelikte önemli bir değişiklik yaptı...

Sağlık Bakanlığı, yayımladığı yeni 'Klinik Araştırmalar Hakkında
Yönetmelik' (KAHY) ile etik kurullara imam atanmasına karar verdi.
Sağlık Bakanlığı, geçtiğimiz Perşembe günü Resmi Gazete'de yayımlanan
'Klinik Araştımalar Hakkında Yönetmelik' ile önemli bir kararı hayata
geçirdi.
23 Aralık 2008 tarihli son yönetmelikteki birçok maddenin, daha önce
Türk Tabipler Birliği'nin açtığı davanın sonucunda yürütmesi
durdurulmuştu.
Sağlık Bakanlığı, bu maddeleri değiştirmesi sırasında 'eli değmişken'
başka önemli bir değişiklik daha yaptı.
Etik kurullara ilahiyatçı geliyor
23 Aralık 2008'de yayımlanan ve geçtiğimiz aylarda, Danıştay 10. Dairesi
tarafından bazı maddelerinin yürütmesi durdurulan KAHY ile ilgili
değişiklikler 27518 sayılı ve 11 Mart 2010 Parşembe tarihli Resmi
Gazete'de yayımlandı. Bu değişiklikler arasında yürütmeyi durdurma
kararı ile ilgisi olmamasına rağmen 'araya sıkıştırılan' bir madde de
var.
'İlaç Klinik Araştırmaları Etik Danışma Kurulu üyeleri' ile 'İlaç Dışı
Klinik Araştırmalar Etik Danışma Kurulu üyelerinin' nitelik ve sayısını
da belirleyen 10. Madde'ye göre ilahiyat mezunu bir kişi de bu
kurulların üyeleri arasına katılacak.
İlgili maddelerde, kurula katılacak olan ilahiyat fakültesi mezunu şu
şekilde tarif ediliyor: 'Sağlık mesleği mensubu olmayan, sağlıkla ilgili
bir kurum veya kuruluşta çalışmayan ve klinik araştırmalarla ilgisi
bulunmayan ilahiyat fakültesi mezunu bir üye.'
Daha önce 'üniversite mezunu'ydu
TTB 23 Aralık 2008'de yayımlanan yönetmelikte yer alan, başta Etik Kurul
ve Klinik Araştırma Danışma Kurulu’nun bağımsızlığını ortadan kaldıran
ve bu kurulları işlevleri sınırlı yapılara dönüştüren düzenlemeleri ile
klinik araştırma yapılacak yerler ve gönüllü haklarının korunması
konusunda hukuka aykırılık içeren bazı maddelerinin iptali istemiyle
dava açmıştı. Danıştay 10. Dairesi de TTB'nin bu başvurusunu halkı
bularak birçok maddenin yürütmesini durdurmuştu.
Yürütmesi durdurulan maddelerde yapılan yeni düzenleme ile birlikte
böyle bir değişikliğin de araya sıkıştırılmış olması dikkat çekiyor.
Yeni düzenlemede ilahiyat mezunu bir kişinin de etik kurula atanacağını
duyuran yönetmeliğin önceki halinde aynı madde şu şekildeydi: 'Sağlık
mesleği mensubu olmayan, sağlıkla ilgili bir kurum veya kuruluşta
çalışmayan ve klinik araştırmalarla ilgisi bulunmayan herhangi
üniversite mezunu bir üye.'
Etik Kurul mu, 'Fetva makamı' mı?
İlaç araştırmalarıyla ilgili etik danışma kurulu üyesi akademisyenlerin,
kurullara ilk kez din adamının girecek olmasına ilişkin, 'kurulda
ahlaki, hukuki ve bilimsel yönü iyi bilen deontoloji uzmanı zaten var.
Dini ve uhrevi yaklaşım bilimsel çalışmaları geriletebilir' görüşünü
savundukları bilinirken, ilahiyatçıların da, 'haram maddelerin ilaç
yapımında kullanılıp kullanılmayacağı konusuna açıklık gelir'
savunusunda bulundukları görülmüştü.
Sağlık Bakanlığı yetkilileri ise, bu durumu, bilimsel araştırmalara
karar verilmesi aşamasında vatandaşların da yer alması gerektiğini öne
sürerek, 'eskiden sadece hekimlerden oluşan bir kurul bu araştırmalara
karar veriyordu. Şimdi içinde hekim veya eczacı olmayan, hukukçu, din
adamı ve esnaf gibi halktan insanların olduğu bir yapı düşünülüyor. Yani
olaya sadece bilimsel gözle değil, vatandaş cephesinden de bakabilen
insanların olduğu bir kurul... Ayrıca, durumun dinle doğrudan ilgisi
yok, din adamlarındaki insan hassasiyetiyle ilgili... Fetva makamı
oluşturmuyoruz' açıklamasında bulunmuştu.
Tabip odalarından konunun uzmanları ise, etik kurullarda din adamının da
yer almasını 'AB mevzuatına uyum' ile açıklayan Sağlık Bakanlığı
yetkililerinin bu iddiasını, 'AB Mevzuatı'nın bu kadar ayrıntıya
girmediğini ve sadece, etik kurullarda yer alabilecek kişiler konusunda,
'tıp uzmanları ve tıpla ilgisi olmayan uzmanlar' biçiminde bir ayrım
yapıldığını bildirerek çürütmüşlerdi.
Kurullar iki aydır çalışamıyor
Danıştay 10. Dairesi'nin, 23 Aralık 2008 tarihli Resmi Gazete'de
yayımlanan KAHY'in bazı maddelerinin yürütmesini durdurmasının ardından
etik kurullar yaklaşık iki ay boyunca çalışamadı. Sağlık Bakanığı'nın
geciktirdiği yönetmelik yayımlanmadığı için etik kurulları dosya
değerlendiremez duruma geldi. Örneğin, İstanbul 1 No'lu Klinik
Araştırmalar Etik Kurulu'nun sitesinde şu açıklamaya yer verildi: 'Etik
Kurul’umuza karar 14.01.2010 saat 09:57’de faksla bildirmiştir. Bu karar
sonrasında Etik Kurulumuz hukuki belirsizlik sonuçlanana kadar dosya
alımını askıya almıştır.'
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serdar Bor, dün
düzenlenen 14 Mart Tıp Bayramı konulu bir etkinlikte 'İki aydır tıp
fakültelerinde yeni bilimsel çalışma yapılamıyor. Çünkü etik kurul yok.
Çok ciddi bütçe sıkıntısı var. Tam Gün Yasası bizi vuracak ve
üniversitelerde çok kan kaybı olacak. Akademik hayattan kaçış hızlandı,
öğretim üyesi maaşı aile hekimininkinden çok az” dedi.
haber.sol.org.tr