Başbuğ: 3’üncü Ordu Komutanı Org. Saldıray Berk’e karşı olan özel sorumluluklarımız var.
Enis BERBEROĞLU/Hürriyet
'3’üncü Ordu Komutanı, “Ergenekon Terör Örgütü’nün Erzincan
yapılanmasının yöneticisi olarak suçlanmaktadır.
Bu çok ağır ve ciddi bir suçlamadır. Çok özel bir durum yaratmaktadır.
Suçlanan ordu komutanı Genelkurmay Başkanı olarak bana ve Kara
Kuvvetleri Komutanı’na karşı sorumlu ve bağlı olan en üst seviyedeki bir
komutandır.'
GENELKURMAY Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ve Kara Kuvvetleri Komutanı
Orgeneral Işık Koşaner Hürriyet’e Erzincan dosyasını açtı. Başbuğ ve
Koşaner, 3’üncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk’in isminin bir
numaralı şüpheli olarak geçtiği iddianamede yer alan suçlamalara iki
açıdan karşı çıktı:
“Tamamen gizli tanık ifadelerine dayanıldı ve askeri yetkililere bilgi
verilmedi, bilgi istenmedi.” İki komutan Hürriyet’e bu çerçevede bilgi
aktardı, “Biz gerçekleri anlatıyoruz, gerçeğin arkasındayız, bu nedenle
Saldıray Berk’in arkasındayız” mesajını verdi.
Koşaner’le birlikte
Orgeneral Başbuğ’un çalışma ofisinde yapılan görüşmeye Kara Kuvvetleri
Komutanı Koşaner’in yanı sıra Genelkurmay Adli Müşaviri Tuğgeneral Hıfzı
Çubuklu da katıldı. Orgeneral Başbuğ, Erzincan olaylarında gelinen
noktayı şöyle özetledi: “Savcılık tarafından hazırlanan iddianame,
mahkeme tarafından da kabul edilmiştir. Dolayısıyla soruşturma safhası
tamamlanmış, kovuşturma safhası başlamıştır.” Genelkurmay Başkanı’na
yöneltilen soru ve yanıtları şöyle:
Ciddi suçlama
- Erzincan olayları ile ilgili iddianameyi sormak istiyorum önce...
Bu iddianame ile 9 askeri personel suçlanmaktadır. 9 personelin 6’sı ise
tutukludur. Elbette bütün rütbe ve görevlerde bulunan personelin durumu
bizim için önemlidir.
- Erzincan İl Alay Komutanı da tutuklular arasında.
Evet, ayrıca burada bir de çok özel bir durum vardır. Bu iddianame ile
görevde bulunan bir ordu komutanı da suçlanmaktadır.
- Ordu Komutanı için Ergenekon iddiası var.
3’üncü Ordu Komutanı, “Ergenekon Terör Örgütü’nün Erzincan
yapılanmasının yöneticisi olarak suçlanmaktadır. Bu çok ağır ve ciddi
suçlamadır. Çok özel bir durum yaratmaktadır. Suçlanan Ordu Komutanı,
Genelkurmay Başkanı olarak bana ve Kara Kuvvetleri Komutanı’na karşı
sorumlu ve bağlı olan en üst seviyedeki bir komutandır.
Paylaşılmadı
- Peki sizde bu iddialarla ilgili herhangi bir bilgi var mı?
Bu olayın gelişme sürecinde, sorumluluklarımız kapsamında; çeşitli
defalar, ilgili makamlarla yapılan görüşmelerde, bu konuya ilişkin bize
intikal etmemiş, bilmediğimiz bazı bilgiler var ise bunların bizimle de
paylaşılmasının uygun olacağı ifade edilmiştir. Bize bu kapsamda intikal
eden bilgi olmamıştır.
- Ordu Komutanıyla görüştüğünüz biliniyor, kendisine de sordunuz mu?
Ordu Komutanı ile yaptığımız görüşmelerde de, konuya ilişkin olarak
kendisinin de görüşleri sorulmuştur. Ordu Komutanı çeşitli defalar
bizlere iddia edilen olaylarla hiçbir ilgisinin bulunmadığını ifade
etmiştir.
(Başbuğ, Işık Koşaner’e dönerek soruyor:
- Hiçbir tereddüt var mı?
- Hayır yok.)
Sorumluyuz
Genelkurmay Başkanı Başbuğ, Erzincan ile ilgili değerlendirmesini şu
sözlerle tamamladı:
“Şimdi bu durumda Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı olarak
bizim sorumluluklarımız var. 3’üncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray
Berk’e karşı olan özel sorumluluklarımız var. Astlarımızın karşı karşıya
kaldığı sorunlarla yakınen ilgilenmek mecburiyetindeyiz. TSK iç hizmet
yasasında var bu görev, gerekirse aile sorunlarıyla bile ilgileniriz.
Ayrıca Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı olarak konuya
ilişkin sorumluluklarımız söz konusu.”
TSK’da farkları tartışmak değil düşünmek bile tehlikeli
TSK milli ordudur. TSK’nın yapısına baktığınız zaman Edirne’den
Hakkâri’ye kadar vatanın her köşesinden TSK’ya gelen general, amiral,
subay, astsubay, uzman çavuş, er ve erbaş ile sivil memurları
görürsünüz. Bizim için Türk milletinin bütün bireyleri, hiçbir fark
gözetilmeksizin, etnik köken, mezhep farklılığı gibi, çok değerlidir ve
eşittir. Bizim ordu yapımızın sağlam oluşunun, milli ordu oluşumuzun
temel nedeni de budur. TSK personelinin etnik farklılıkları ve mezhep
farklılıkları üzerinde bırakın tartışılmasını, düşünülmesini bile çok
tehlikeli ve zararlı buluruz. Bunu yapanların da farklı niyetli, art
niyetli, kötü niyetli olduğunu düşünmekteyiz. Buna da müsaade edemeyiz.
Org. Berk’e yöneltilen suçlama
ORG. Saldıray Berk, Erzincan Ergenekon soruşturması kapsamında iki kez
Erzurum Cumhuriyet Savcılığına davet edildi ancak, ifade vermeye
gitmedi. İfade alınamamasına rağmen Org. Berk, hazırlanan ve mahkemece
kabul edilen iddianamede, ‘silahlı örgüt yöneticisi olmak’ suçlamasıyla
bir numaralı şüpheli olarak yer aldı.
Önyargıyla yazanı onurlandırmam
3’üncü Ordu Komutanı’na yönelik suçlamalar, esas itibarıyla bir gizli
tanığın ifadesine dayanmaktadır. Bu konuya, özellikle 3’üncü Ordu
Komutanı’nın durumuna ilişkin yazı yazanlar ve görüş ileri sürenlerin
öncelikle iddianamede 3’üncü Ordu Komutanı’na ilişkin yer alan bölümü,
ki esas itibarıyla bir sayfadır, okumalarını öneririm. Yeri gelmişken
şunu da ifade edeyim.
Önyargıya dayanmayan ve doğru bilgilere dayanarak yazan ve konuşan
herkese saygı duyarım. Bugüne kadar, önyargılı ve doğru bilgiye
dayanmadan yazan ve konuşan hiçbir kimseyi kişisel olarak muhatap
almadım, bundan sonra da muhatap olarak o kişileri de onurlandırmak
istemem. Ayrıca her yazanın ve söyleyenin, yazan veya söyleyen kişinin,
kendi karakter yapısını, bilgisini ve seviyesini gösterdiğine de
inanıyorum.