18 Ağustos 2010 Çarşamba

KAMPANYA MI, ŞEYTANI'IN SEYİR DEFTERİ Mİ?

BUNLARI GÖZDEN KAÇIRMAYIN! defteri mi?
BDP-PKK KİMLE YANYANA
- “Açılım” diye kimsenin görüşü alınmadan başlatılan ve
... sonra muhalefet partilerine “ne olduğu, kimlerle işbirliği yapıldığı
bilinmeyen projeye destek” çağrıları yapılan girişim sürecinde BDP ve
PKK ile, İMRALI ile anlaşmalar yapan ama sonra terör şehirlere
sıçratılıp, terörün durması için “Özerk bölge, terör örgütüne af ve
siyaset yapma hakkı, Anayasa’nın ‘değiştirilemez’ maddesinin
değiştirilmesi” taleplerinin pazarlığı su yüzüne çıktığında, halkın
şehitlere tepkisi iyice arttığında yapılan U dönüşünü...

-Hükümet
üyelerinin bu KESKİN dönüşle yetinmeyip referandum öncesi akıl almaz bir
planla BDP ve PKK’yı “CHP-MHP ve dahi YARSAV gibi binlerce yargıç-savcı
üyesi olan bir meslek kuruluşuyla, medyanın eleştiri yapan kesimiyle
yan yana getirmesini gözden kaçırmayın. Çünkü bu “açılım fiyaskosu”nu
önemseyen halkı referandum sürecinde aldatma girişimidir.

BDP ve PKK
ile pazarlığa oturan, Habur’dan PKK’lıları böylece getirten, “daha
yüzlercesinin geleceğini” söylerken Öcalan’ın “Haydi bakalım sözünüzde
durun, isteklerimizi yapın, yoksa başka PKK’lı gelmeyecek” demesiyle
planları suya düşen, hemen arkasından BDP’lilerin “Türkiye’yi cehenneme
çeviririz” tehditleriyle terörün artmasına neden olan; CHP-MHP-YARSAV
veya medya değil, AKP hükümetidir.Siyasetçi hiç değilse marifetini
başkalarının üstüne yıkmayacak kadar dürüstlüğü topluma borçludur.
Aslına bakarsanız BDP’nin “Evet” veya “Hayır” demek yerine referandumu
boykot etmesi bile iyi düşünüldüğünde- bir işbirliğini göstermektedir.
(Yarın yazacağım.)

ALEVİLERİ
KIŞKIRTMA
- Her konuda her detayı inceden inceye düşünüp
referandumda istediği sonucu almak için kural tanımayanların Alevi
vatandaşların “Hayır” demesini önlemek için Dersim olaylarını ısıtıp
ısıtıp yeniden piyasaya sürmesi (sanki konu‘yüksek mahkemeleri de siyasi
gücün eline verecek’ anayasa değişikliği değil de seçimmiş gibi parti
rekabeti yapılıyor) dikkatlerden kaçmamalıdır.

İNATLA “EVET” MÜHRÜ
- Referandumda “Hayır” demek isteyenlerin bile kâğıda
“Evet” damgası basmak zorunda bırakılmasını, böylece yan yana “iki Evet”
görüldüğünde “yanlışlıkla Evet sayıldı” denmesinin kolaylığını...

Anayasa’nın
değiştirilemez maddeleri içinde olan “hukuk devleti” ilkesine bile
“yargı bağımsızlığını ortadan kaldıracak maddelerle” el atılırken “Evet”
yazan mührün değiştirilmesinin olay haline getirildiğini...

SEÇMEN SAYISI, SEÇSİS
- Bu mühür konusuna yoğunlaşan muhalefet partilerinin
hızla akan günler, haftalar içinde bilgisayarla toplama sisteminin ‘en
usta bilgisayar uzmanlarının defalarca tekrarladığı gibi’ dışarıdan
müdahaleye, hileye açık oluşu üzerinde fazla durmayacağını... Seçimlerin
öncesinde milyonlarla artıp, sonrasında eksili veren seçmen sayıları,
iki ayrı kurumdan farklı rakamlar verilmesi gibi çok önemli noktaları
yine atlayabileceğini... Bu konularda YSK tarafından yapılan “Seçsis
güvenlidir” gibi yanıltıcı açıklamalara inanmanın kolay geleceğini
gözden kaçırmayın.Muhalefet partilerinin bu bilgisayar uzmanlarını
toplayarak görüşlerini duyurmalarını ve bilgisayarlı toplamayı güvence
altına almalarını israrla isteyin.

GÜMRÜKTE REFERANDUM
- Gümrük kapılarına referandum sandıkları haftalar
öncesinden konup oylamalar aniden başlatıldığı halde örneğin Çeşme
limanına gelen feribot ve gemilerdeki aonbinlerce yolcunun neden sandık
bulamadığını sorgulamalarını sağlayın.

HAVUZLU VİLLA

- Havuzlu villa polemiği ortaya atılıp referandum öncesinde
tartışma ayyuka çıkınca “5 havuzlu villayı bir defada aldığı” daha önce
defalarca yazılmış olan Başbakan’ın “aslında villayı kiraladığı”nın
neden o günlerde açıklanmayıp bugün açıklandığını ve evlerin kime ait
olduğunu sormayı unutmayın. (Daha önceki evinin kiracısının eski ortağı
olduğu haberlerde çıktı.)

ŞAMAR OĞLANI
- AKP hakkındaki miting konuşmalarına parti yöneticilerinden
“şamar oğlanı değiliz” gibi tepkisel açıklamalar gelirken aslında bu
konuşma ve suçlamaların benzerini kendilerinin de yaptığını hatta terör
örgütü ile yakınlığı nanılmaz şekilde onlara transfer ettiklerini gözden
kaçırmayın.

BOY POLEMİĞİ
- Başbakan’ın “Boyumla uğraşıyorlar, boyum 1.85 tepe tepe
kullanın” dediği tartışmanın aslında Bülent Arınç tarafından
Kılıçdaroğlu’nun boyu ile ilgili alaycı bir konuşmayla başlatıldığını
hatırlayın.Arınç bu boy polemiği ile çok sayıda kısa boylu AKP’li
bakana ve milletvekiline de hakaret etmiş oluyordu aslında.

ÖZKAN ve
BALBAY
- Ergenekon sanığı diye “imzasız ihbar ve iddialarla”
cezaevinde yıllardır tutuklu bekletilen gazeteciler konusunda bugüne
kadar tek kelime etmeyen ve hatta edenleri “darbecilik”le suçlayanların
nasıl olup da referandum öncesi birdenbire “Onların sesine kulak vermek
lazım” noktasına geldiklerini gözden kaçırmayın.

TSK PLANLARI
- Türk Silahlı Kuvvetleri’ne aylardır kurum olarak “darbe
planladı” etiketi yapıştırılmaya çalışıldığını, bu arada yapılan tahrik
ve suçlamaların halkta tepki yaratmasını önlemek için; “kendi uçağını
düşürme, camileri bombalama, kendi askerine saldırı düzenleme” gibi
ispat edilemeyen ve edilemeyecek iddiaların ortaya atıldığını, bunların
referandum öncesinde kullanıldığını unutmayın.

Hatta
“referandumda Evet demezseniz ordu gelecek” gibi yalanların bile
söylendiğini, ordunun en ağır şekilde ezildiği günlerde bile Genelkurmay
Başkanı’nın “Demokrasiye bağlıyız, sabır göstereceğiz” dediğini bilin.

DOKUNULMAZLIĞI KALDIRMADILAR

- “Bu Anayasa değişikliği ile daha çok
demokratikleşiyoruz” diyen iktidarın demokrasinin temel şartı olan
“milletvekilini milletin seçmesi”ni kabul etmediğini, milletvekilleri
liderin sözünden çıkamayan birer robot yapmakta israr ettiğini, suç
dosyası olan iktidar milletvekillerinin yargılanmasını sağlamadığını
(dokunulmazlıkları kaldırmadığını) unutmayın.

SORUMSUZ
VATANDAŞ
- Bu da yetmez “suçlu vatandaş” demek lazım. Anketler
referandumda oy kullanmaya gitmeyecek olanların büyük çoğunluğunun “eğer
gitse Hayır oyu verecek” vatandaşlar olduğunu gösteriyormuş.Bu
kişiler ülkenin geleceği açısından seçimden bile büyük önem taşıyan
referandumda oy kullanmamanın kendi vatanına ihanet sayılacağını
unutmasınlar.Böylesine önem taşımasa Fethullah Gülen ta Amerika’dan
“gerekirse ölüler bile oy kullanmalı” dermiydi (tabi kendi istediği
tercih için)?

EKSEN KAYMASI, ABD TELAŞTA

- Aklınca dünyadaki İslami terörü “Atatürk’ün
kurduğu laik, demokratik cumhuriyete sahip Müslüman çoğunluklu ülke”
örneğini yayarak önleyeceğini sanan... Bunu gerçekleştirmek için “ılımlı
İslam” projesini (BOP adıyla) uygulamaya koyarak Türkiye’nin laik
rejimiyle oynanmasına göz yuman ABD’nin şimdi telaşa düşüp “Türkiye’nin
eksen kayması ile ilgili raporlar” hazırladığını gözden kaçırmayın. Referandumda
Evet çıkarsa olumsuzluklara son nokta konmuş olacak!

RUHAT MENGİ

  • Yorum(ları) Oku
  • Yorum Yaz
  • Haberi Paylaş
  • Arkadaşına Gönder
  • Yazdır
Bu habere henüz yorum yazılmamış.
Ad Soyad
Ad soyad yazınız.
E-Posta
E-posta adresi yazınız.Hatalı e-posta adresi.
Yorum
Yorum yazınız.
 
Ad Soyad
Ad soyad yazınız.
E-Posta Adresiniz
E-posta adresi yazınız.Hatalı e-posta adresi.
Arkadaşınızın E-Posta Adresi
E-posta adresi yazınız.Hatalı e-posta adresi.
Mesaj
Yorum yazınız.
 
Tüm hakları saklıdır. Copyright © 2008 - Sosyal Haber. Bu sitedeki herhangi bir haber izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Tasarım ve Yazılım: Başkent Yazılım

haber, online haberler, internet haber, güncel haberler, internet haber sitesi, flaş haber, gündem, haberler, haber sitesi