İşçileri uyarmakla görevli mühendisin görev yerinde olmadığı ortaya çıktı.

Zonguldak’ta 30 madencinin hayatını kaybettiği faciada, gaz oranının
yükseldiğinde ‘alarm’ vererek işçileri uyarmakla görevli mühendisin
görev yerinde olmadığı ortaya çıktı. Mühendis, müfettişlere verdiği
ifadesinde, “Rahatsızlığım nedeniyle tuvalete gitmiştim” dedi.
Mühendisin “Patlamadan 19 dakika önce aşağıdakileri uyardım” iddiası da
şüpheli bulundu.
Vatan Gazetesi'nden Burak Bilge'nin haberine göre; Türkiye Taş Kömürleri
İşletmesi (TTK) Zonguldak Karadon Müessese Müdürlüğü maden ocağında
Mayıs ayında meydana gelen grizu patlamasında 30 işçinin hayatını
kaybetmesinin ardından başlatılan inceleme sonuçlandı. Müfettişler ağır
ihmaller olduğunu ortaya çıktı.
Korkunç kazanın ardından inceleme başlatan Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı, kazaya ilişkin 36 sayfalık bir
rapor hazırladı. Kazada yüzde 30 oranında TTK kusurlu bulunurken,
madende galeri açmakla yükümlü Yapı - Tek firması ise yüzde 70 oranında
kusurlu bulundu.
Görev yerinde yoktu
Rapora göre kazanın arkasında teknik eksikliklerinin yanı sıra büyük bir
insan ihmali de vardı. Kaza tarihinde Merkezi Gaz İzleme İstasyonu’nda
görevli olan maden mühendisi Taşkın Oruç ve tekniker Özcan Güneydoğu,
kazaya neden olan gaz sızıntısı başladığında görevlerinin başında
değildi.
Gaz İzleme İstasyonu’nda görevli tekniker Özcan Güneydoğu müessese
müdürlüğündeki özel puantajlarına bakmak için kimseye haber vermeden
görev yerinden ayrılırken, Maden Mühendisi Taşkın Oruç patlamanın
meydana geldiği ocağın 540 kodunda bulunan ‘CO38’ sensöründe gaz
oranının yükseldiğini fark etti ancak aldırış etmedi. Çünkü o bölümde
lağım atılacağını (ilerleme sağlamak için dinamit patlatılması)
biliyordu ve sorma gereği duymadı. Ölçüm sonuçlarını gaz izleme rapor
defterine yazdı ve tuvalete gitti.
Daha sonra olanlar Oruç’un ifaresinde şu şekilde yer aldı; “Tuvaletten
döndüğümde ‘CH32’ ve ‘CO38’ numaralı sensörlerdeki yükselmeyi görünce,
bu bölümün kontrol ve denetiminden sorumlu Yapı Denetim Grubu’nu aradım.
Ancak kimseye ulaşamadım. Bu arada lavobadayken kaçırmış olabileceğim
alarmları kontrol ederken, kazada ölen maden mühendisi Ramazan Yavuz
beni aradı ve gaz durumunu sordu. Ben de sensörlerin ölçtüğü yüksek gaz
değerlerini söyledim ve bu durumun ne olduğunu sordum. Ramazan Yavuz’un
ise lağım attıklarını ve durumun kontrolleri altında olduğunu söyledi.”
Tuvalete gitti
Taşkın Oruç patlamada ölen maden mühendisi Ramazan Yavuz ile bu
görüşmeyi patlamadan 19 dakika önce yani 13:08’de yaptığını iddia
ediyordu. Telefon görüşmesini, gaz izleme rapor defterinin vardiya
raporu bölümüne de görüşme için bu saati yazmıştı. Ancak durumda bir
gariplik vardı. Çünkü Oruç, Yavuz ile 13:08’de yaptığını iddia etiği
görüşmeyi deftere 13:27’deki patlama kaydından sonra eklemişti. Bu
konuyla ilgili raporda, “Oysa bu görüşmenin patlamayı rapor eden
kısımdan önce yazılması gerekirdi. Bu durum, gaz yükselmesi ile ilgili
Ramazan Yavuz’un saat 13.08’de bilgilendirildiği konusundaki ifade ile
çelişmektedir” denildi.
Gaz izleme rapor defterinde düzenlenmiş raporlar ile olayların meydana
geliş sırasında çelişkiler bulunduğuna işaret edilen inceleme raporunda,
“2 gaz izleme sensörü, yerden sadece 1,5 metre yükseliğinde olması, bu
mesafede gaz oranını gerçeğin altında ve geç göstermesi nedeniyle uygun
değildir” ifadesi yer aldı. Raporda, iş yerinde yapılan çalışmalar
sonucunda ortama yayılan metan gazı oranının yüzde 1.5’i geçmesi
durumunda kesicilerin enerjiyi kesmesi ve faaliyetlerin durması
gerektiği belirtilerek, “Ancak, kaza vardiyasında çalışanların tertip
düzeninin, kazadan sonra bulunan cesetlerin yerlerinin ve yapılan
tespitler sırasında iş yerinde kullanılmakta olan iş ekipmanlarının
pozisyonlarının değerlendirilmesi sonucu, metan gazının yüzde 1.5’in
üzerine çıkmasına rağmen enerjinin kesilmediği ve faaliyetlerin devam
ettiği anlaşılmaktadır” ifadeleri yer aldı.
‘İnsana bağlarsanız olmaz’
Raporu değerlendiren la ilgili değerlendirmede bulunan Maden
Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Torun, “Sistemi siz
insana bağlı hale getirirseniz biri başım ağrıyor der, birinin tuvaleti
gelir, biri işten kaytarır. Sonuçta böyle büyük acılar yaşanır. Bu
ocakta olan gaz izleme sistemi, bir erken uyarı sistemi değil. Oysa
erken uyarı sistemi olsaydı işçilerin çalıştığı noktalarda ışıklı ve
sesli uyarılar olurdu. Bu şeklide onlar yukarıda kimse olmasada
kendileri tehlikenin farkına varabilirdi” şeklinde konuştu. Zonguldak
Maden Mühindesleri Odası Başkanı Karaelmas Üniversitesi Öğretim Üyesi
Erdoğan Kaymakçı ise, “İş teftiş kurulunun bu incelemelerini yeterli
bulmuyorum. Sonuçta bakanlığa bağlı bir kuruluş” dedi.
Raporda tespit edilen diğer eksikler:
- Havalandırma pervaneleri gerektiği konumda değil.
- Erken uyarı sistemi yok.
- Mevcut izleme sisteminin alarmı devre dışı bırakılmış.
- Sesli ikaz sistemi görevliler tarafından iptal edilmiş.
- İstasyon ile ocak arasında iletişim sistemi yok.
- Alarm durumunda aranması gereken kişi listesi hazırlanmamış.
- Görevlilerin çalışma yerini terk etmemeleri ve sesli ikazı iptal etmemeleri ile ilgili uyarı yazısı yok.
- Gaz yükselmesi yetkililere de bildirilmemiş.