İnternet haber
30 Kasım 2010 Salı

Bu belgeler yüce divanlık mı?

Gerçekler eninde sonunda ortaya çıkar..

Wikileaks belgeleri ve bu belgelerde özellikle Türkiye’ye nasıl yer verildiği tek tek ortaya çıkıyor. Yalanlama olmadığı gibi, Davutoğlu - Clinton görüşmesi bile yapıldı. En ilginç değerlendirmeyi ise Libya ziyareti öncesi Başbakan yaptı, Wikileaks belgeleri hakkında, 'Eteklerindeki taşları dökmelerini bekliyoruz. Ondan sonra gerekli değerlendirmeyi yaparız' dedi.
Belgelerin açıklanması, buna karşı ABD’nin tehdide veren açıklamaları, tartışmaların uluslararası yönü, siyasilerin ve medyanın konuya yaklaşımları bir yana Türkiye’nin ne yapması gerektiği daha da önem kazanıyor. Konu, Başbakan’ın söylediği gibi, “gerekli değerlendirmeyi yapmak” şeklinde soyut bir yaklaşımla geçiştirilemeyecek kadar önemli. Belgeleri herkes kendince değerlendirilebilir. Ancak, değerlendirme için, belgeleri doğru okumak ve varsa “gerekeni yapmak” gerekmiyor mu? Nitelendirmelerle yetinmeyip, “hukuksal sonuç” doğuracak saptamaları yapıp harekete geçmek gerekmiyor mu?


Denetim tekniğinde, “ilişikli ya da vukuatlı evrak titrer” diye bir yaklaşım vardır. Yani, “kirli çamaşır kokar”. O zaman yapılması gereken, çamaşırın temizi ile kirlisini ayırmak, varsa, sorumluları yargının adaletli eline teslim etmektir. 


Anayasa ve iç hukukumuz, bu tür ayırmaların yol ve yöntemlerini, soruşturma, kovuşturma ve yargılama usullerini göstermiş, mahkemelerini kurmuş, “kanunî hakim güvencesi”ni getirmiştir. Türk ulusu adına yasama yetkisini kullanan TBMM, sahip olduğu denetim yetkileriyle, hukuksuzluğa ve yolsuzluğa karışanları, görevini kötüye kullananları araştırıp gerekeni yapacak yetkilerle donanmıştır. 


“Soru, Meclis araştırması, genel görüşme, gensoru ve Meclis soruşturması” gibi bilgi isteme, görüşme, araştırma ve incelemeler, anayasal denetim yolları olarak, sadece hukuksal sonuç doğuracak adımların atılmasını değil, aynı zamanda toplumun aydınlatılması ve toplumsal denetime aracılık yapılmasını da sağlar. 


Gensoru, bakanlar kurulunun veya bir bakanın düşürülmesinin, Meclis soruşturması da başbakan veya bakanların “Yüce Divan”a sevk edilerek yargılanmalarının yolunu açar.
Ortada bir “iddia” var ise bunu gereği de yerine getirilmelidir. Türkiye’de bugün birçok dava, “iddia” üzerine açılmamış mıdır?


Anayasa’da, “herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” denildiğine ve “herkes” sözcüğü hiçbir istisna içermediğine göre, Wikileaks belgelerinde adı geçenler de, gerekiyorsa, “Türk ulusu adına” yetki kullanan mahkemelerde yargılanmalıdır. Temize çıkmanın, hukuksal olduğu kadar ahlaksal olduğu da unutulmamalıdır.

Ali Rıza Aydın
Odatv.com

  • Yorum(ları) Oku
  • Yorum Yaz
  • Haberi Paylaş
  • Arkadaşına Gönder
  • Yazdır
Bu habere henüz yorum yazılmamış.
Ad Soyad
Ad soyad yazınız.
E-Posta
E-posta adresi yazınız.Hatalı e-posta adresi.
Yorum
Yorum yazınız.
 
Ad Soyad
Ad soyad yazınız.
E-Posta Adresiniz
E-posta adresi yazınız.Hatalı e-posta adresi.
Arkadaşınızın E-Posta Adresi
E-posta adresi yazınız.Hatalı e-posta adresi.
Mesaj
Yorum yazınız.
 
Dedektör
Anket
Ergenekon Davasını doğru ve gerçekçi buluyor musunuz?
Hayır
Evet
Fikrim yok
 Sonuçları Görüntüle | Diğer Anketler
Dedektör
Eticaret Sitesi
Eticaret Sitesi
Başkent Hosting
Tüm hakları saklıdır. Copyright © 2012 - Sosyal Haber. Bu sitedeki herhangi bir haber izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Tasarım ve Yazılım: Başkent Yazılım

haber, online haberler, internet haber, güncel haberler, internet haber sitesi, flaş haber, gündem, haberler, haber sitesi