
İsmail Ağa Cemaatinden, Gülen Cemaatine uzanan bir davanın perde arkası…
Gazeteci Ali Dağlar'ın, Erzincan-Erzurum hattında yaşanan cemaat
soruşturmalarını konu edindiği bir kitabı yayımlandı.
Kitap bir yıldır Erzincan-Erzurum hattında yaşanan ve tüm ülkeyi diken
üstünde tutan 'Cemaat soruşturmaları mı, Ergenekon mu?' sarmalındaki
yüksek gerilimi konu alıyor.
'Ağa 01', Erzincan jandarmasının Başsavcılık talimatıyla İsmailağa
Cemaati'ne yönelik yürüttüğü operasyonun adı. Jandarmada planlı
operasyonlara bir isim veriliyor. 2007 genel seçimlerinin ardından
başlayan Egenekon fırtınası, pek çok şüphelinin tutuklu yargılandığı
sıralı iddianamelerle mahkeme sürecine taşınmış durumda.
Ergenekon operasyonlarının belki geçici olarak nihayete erdiği 2009
Haziran ayında Taraf'ta yayınlanan Albay Dursun Çiçek eksenli 'İrticayla
Mücadele Eylem Planı' gündemin yeni bombası oldu. Bir cemaate yönelik
yürüttüğü soruşturma, gözaltı ve tutuklama aşamasına gelmişken dosyası
Erzurum Özel Yetkili Savcısı Osman Şanal tarafından 'örgüt silahlı
ihbarı var' denilerek elinden alınan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı
İlhan Cihaner, Dursun Çiçek belgesi için, 'Haberi dinlediğimde planın
yürüttüğüm cemaat soruşturmalarını sulandırmak için üretildiğini
düşündüm' diyordu.
İşte cemaatleri irticai faaliyet iddiasıyla soruşturup, gözaltı ve
tutuklamalara başlamışken, süreçteki müthiş bir kırılmayla bu kez
kendisi Ergenekon şüphelisi olarak tutuklanan Başsavcı Cihaner'in
yürüttüğü soruşturmalar da bu iddianın delilleri olarak ortaya sürüldü.
Yaklaşık 2 yıl İstanbul merkezli süren Ergenekon soruşturmalarında eksen
Erzincan'a kaydı. Kitabın yazarı, frene hiç basılmayan bu gerilim
sürecini bir periyot içinde, bugüne dek kamuoyuna yansımamış şok edici
belge ve bilgilerle birlikte anlatıyor. Kitap, yazarının gerilimin
yaşandığı bölgeye sıkça giderek yakından takip ettiği sürecin canlı bir
parçası olarak tarihsel bir belge, kamuoyunu aydınlatma yönünden ise bir
rehber niteliğinde.
Soru şu: 'Erzincan-Erzurum hattında neler oluyor, yaşananlar neyin
savaşı ya da hesaplaşması?' Kitapta bu soruların yanıtı için
ipuçlarından fazlası var. Kullanılan dil de yazarın özgün üslubu, 22
yıllık gazetecilik deneyimi dikkate alındığında; anlatımı ve
anlaşılırlığı kolaylaştırıyor.
Kitaptan
Kurumlararası çatışma mı? Jandarmayla MİT dertleşiyor:
MİT: Emniyet telefonlarımıza çıkmıyor, Jandarma: Bizi 3 araçla takip
ediyorlar
Erzurum'da açılan Ergenekon davasının iddianame eklerinde tutuklu
sanıklar MİT Erzincan Şube Müdürü Şinasi Demir ile Erzincan Jandarma
İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı Nedim Ersan arasındaki Erzincan Emniyeti
ile ilgili şikayetler kayda girdi. Binbaşı Ersan, arkadaşları Üsteğmen
Ersin Ergut ve Astsubay Orhan Esirger'in gözaltına alındığı haberini
veriyor, polisten yakınıyor. MİT Müdürü Demir, 'Emniyet hiç arayıp
birşey söylemiyor, telefonlarımıza da çıkmıyorlar' derken Binbaşı Ersan,
'Zaten biz çıkamıyoruz ki; 3 araç birden aracımızın peşine takılıyor'
diyor. Ali Dağlar'ın 'Ağa 01' Erzincan adlı kitabında kurumlararası
çatışma tartışmalarına neden olacak benzer belge ve bilgiler yer alıyor.
VALİZİMİ HAZIRLADIM
3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk'in 1, tutuklu Erzuncan
Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in 2 numaralı sanık olarak yeraldığı
Ergenekon iddianamesinin 5 bin sayfalık eklerine Dönemin Erzurum Özel
Yetkili Savcısı Osman Şanal'ın talebiyle yapılan iletişim tespitleri de
konuldu. Daha sonra aynı soruşturmada tutuklanıp iddianameye dahil
edilen MİT Erzincan Şube Müdürü Şinasi Demir ile İl Jandarma İstihbarat
Müdürü Binbaşı Nedim Ersan'ın 19 Kasım 2009 günü yaptıkları konuşmalar
yer alıyor. Binbaşı Ersan, MİT Müdürü Demir'i arayarak iki meslektaşının
gözaltına alındığını haber veriyor; 'Bizim de az kaldı, valizimi
hazırladım, bekliyorum' diyor.
MİT: EMNİYET TELEFONLARIMIZA ÇIKMIYOR
MİT Müdürü Demir habere çok şaşırıyor, 'Yani Emniyet de hiç arayıp
birşey söylemiyorlar' diye yakınıyor. Bu kez Binbaşı Ersan 'Zaten biz
çıkamıyoruz ki. Üç araç takılıyor aracımızın peşine' diyor, MİT Müdürü,
'Hadi canım sen de' diye şaşkınlığını ifade ediyor. Emniyeti kastederek,
'Telefonlarımıza falan da çıkmıyorlar zaten' diyen MİT Müdürü Demir,
'Acayip şeyler oluyor ya, valla şok oldum ya, çok ilginç, vallahi
bilmiyordum' diyor. Her iki isim konuşmadan sonraki 15 gün içinde aynı
soruşturma çerçevesinde peş peşe tutuklanıp cezaevine konuldular.