TRT yaptığı program ve haberlerle YSK'nın kararı ve yasalarını adeta hiçe sayıyor.

TRT, YSK'nın kararına ve yasalara rağmen, yaptığı program ve haberlerle
adeta Anayasa referandumundan 'Evet' çıkması için çalışıyor...
Cumhuriyet gazetesinden Fırat Kozok'un haber yorumu:
Siyasi partiler referandum kampanyaları için meydanlara inmeye
hazırlanırken TRT halkoylamasından “evet” çıkması için var gücüyle
çalışmaya başladı. Kurumun haber bültenlerinde, ekonomiden siyasete tüm
“pembe” tablolar “evet” koşuluna bağlanıyor. Yandaş medyadan
temsilcilerle AKP’li hukukçular neredeyse her gün TRT ekranlarından
propaganda yapıyor. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararları ve kurum yasası
hiçe sayılıyor.
TRT’de yayımlanan “Medya Müfettişi” adlı programın 16 Temmuz’daki
bölümüne katılan Bugün Gazetesi Ankara Temsilcisi Adem Yavuz Arslan,
referandumdan “evet” çıkması gerektiğini üstüne basa basa anlatırken
yine aynı kanalda 17 Temmuz’da ekranlara gelen “Haber Tadında”
programının en önemli konuğu AKP’nin 2007 yılında anayasa çalışmaları
için oluşturduğu Bilim Kurulu’nda yer alan anayasa profesörü Serap
Yazıcı da AKP politikalarını izleyicilere aktardı.
TRT’nin referandum tavrı haber bültenlerindeki haberlere de net bir
şekilde yansıdı.
Siyasetten ekonomiye neredeyse her konu referandumdan çıkacak sonuca
bağlanıyor. TRT’nin son günlerdeki “çarpıcı” haberlerinden bazıları
şöyle:
12 Eylül mağdurlarını ‘evet’ demeye çağırıyor
Ülkücü mağdurlar: “Aradan 30 yıl geçmesine rağmen rüyalarımda hâlâ
kendimi cezaevinde görüyorum. Bunun hesabını kim verecek”.. bu sözler,
12 Eylül darbesinin ülkücü mağdurlarından Hasan İlter’e ait. 11 yılını
cezaevinde geçiren İlter, yaklaşan anayasa değişikliği referandumu için
bütün 12 Eylül mağdurlarını “evet” demeye çağırıyor. “Referandumun sağı
solu olmaması gerekir. Toplumun her kesiminden insanlar zarar görmüştür.
Sağcısı da solcusu da zarar görmüştür. Mutlaka bu değişikliğe ‘evet’
denmesi gerekir (avukatın sesi)”
Adıyamanlı Abdurrahman Yücel: Bütün suçu isim benzerliğiydi... 12 Eylül
askeri darbesinin ardından gördüğü işkencede işitme yeteneğini ve
gözlerini kaybetti.
Şimdi 12 Eylül’de yapılacak referandumu iple çekiyor ve referandumu
hesaplaşma günü olarak görüyor. “Referanduma ‘evet’ desinler, benim
gibilere sahip çıksınlar. Ben hakkımı istiyorum. Devlet benim 30 yılımı
çalanlardan hesap sorsun (Yücel’in sesi)” Yücel’in şimdiki umudu,
yıllarca hesap soramadığı darbecilere referandum sonrası dava açabilmek.
Memura zam için ‘evet’: Memura yeni zam mı geliyor? Referandumdan “evet”
çıkar ve anayasa değişiklik paketi onaylanırsa, bu sürpriz sorunun
cevabı “evet” olabilir.
Çünkü yeni anayasa memura toplusözleşme hakkı tanıyor. Böylelikle
Uzlaştırma Kurulu kararları bağlayıcı hale gelecek ve zam konusunda tek
belirleyici hükümetler olmayacak.
Haber AKP’ye yakınlığıyla bilinen Memur-Sen’in Genel Başkanı Ahmet
Gündoğdu’nun şu görüşleriyle devam ediyor:
“Biz ‘evet’in yüzde 100 memurların, milletin hayrına olacağına
inanıyoruz. Çağrımız şu: kendi geleceğimizi kendimiz belirleme hakkını
elde etmek için kesinlikle ‘evet’ diyoruz. Sadece maddi olarak değil
sosyal anlamda da memur için önemli düzenlemeler içeren anayasa
değişiklik paketine memur sendikalarının desteği ise tam.”
YSK ve yasa hiçe sayılıyor
YSK’nin 31 Mayıs’ta Resmi Gazete’de yayımlanan kararlarında, “Radyo ve
televizyon kuruluşları, anayasa değişikliği ile ilgili olarak tek yönlü,
taraf tutan yayınlar yapamazlar. Bu kuruluşlar anayasa değişikliğinin
leh ve aleyhindeki görüşler arasında fırsat eşitliği sağlamak
zorundadır” deniliyor.