Albay Çiçek’in savcılıkta 4 sayfa, mahkemede ise 1.5 sayfa ifade verdiği öğrenildi.

Savcılık ifadesinde üç yıl önce imzasını değiştirdiğini söyleyen Albay Dursun Çiçek, ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’ belgesindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etti, ancak 10 yıl önce başka bir belgeye imza attığını belirtti.
‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’ başlıklı belgede imzası olduğu iddia edilen ve “örgüt üyesi” olduğu iddiasıyla Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandıktan 16 saat sonra avukatının üst mahkemeye yaptığı itiraz sonucu serbest bırakılan Kurmay Albay Dursun Çiçek’in tutuklanma gerekçeleri arasında “darbe girişimi” suçlamasının da bulunduğu ortaya çıktı.
Yaklaşık 2 haftadır telefonları dinlenen Çiçek’e, Ergenekon savcıları neden farklı imza kullandığını ve “İrticayla Mücadele Eylem Planı” belgesi hakkında sorular sordu.
Albay Dursun Çiçek’e adliyedeki sorgusunda, söz konusu belgenin altında yer alan imzası ile askeri savcılık soruşturmasındaki evraka attığı imza arasındaki farkın nedeni soruldu. Alınan bilgiye göre Çiçek, “İrticayla Mücadele Eylem Planı” belgesindeki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak bu imzayı 10 yıl önce bir başka belgeye attığını söyledi. Çiçek, bu imzanın dijital yöntemler kullanılarak belgenin altına yapıştırılmış olabileceğini vurguladı. Belgeyi kendisinin hazırlamadığını kaydeden Çiçek, birbirinden farklı imzalar kullandığını ve bu imzaların her birini hatırladığını belirtti. Askeri savcılığın son yaptığı soruşturma evrakına attığı imzayı ise son 3 yıldır kullandığını ifade etti.
Telefonları dinlenmiş
“Örgüt üyesi” olduğu iddiasıyla sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanan Çiçek’in sevk maddeleri arasında “darbe girişimi” iddiasının da bulunduğu öğrenildi. Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından emekli Albay Levent Göktaş’ın avukatı Serdar Öztürk’ün ofisinde ele geçen belgelerden sonra Albay Çiçek’in teknik takibe alındığı ve bu takibin Çiçek tutuklanana kadar, yaklaşık 2 hafta devam ettiği belirtildi.
Savcılık sorgusunda Çiçek’e teknik takibe takılan telefon görüşmeleriyle ilgili sorular soruldu. Çiçek’in de savcılara, dinlemelerin mahkeme kararıyla yapılıp yapılmadığını sorduğu öğrenildi. Çiçek’in dosyasında yer alan telefon konuşmalarının çoğunluğunun akrabaları ve komutanlarıyla yaptığı görüşmeler olduğu öğrenildi.
‘Çok gizli’ belgeler
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan avukat Serdar Öztürk’ün ofisinde yapılan aramada, “İrticayla Mücadele Eylem Planı” belgesinin yanı sıra 60’a yakın “gizli” ve “çok gizli” nitelikli belgenin daha bulunduğu ve bu belgelerin yeşil renkli askeri bir çanta içerisinde saklandığı belirtildi. Savcılığın bu belgelerin gizlilik derecesini Genelkurmay’a sorduğu da öğrenildi.
Tahliye gerekçesi: Delil yetersizliği
Ergenekon soruşturması kapsamında nöbetçi hâkim tarafından tutuklandıktan sonra avukatının itirazı üzerine üst mahkeme tarafından tahliye edilen Albay Dursun Çiçek’in “delil yetersizliği” gerekçesiyle serbest bırakıldığı bildirildi. Tahliye kararını veren İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin “İrticayla Mücadele Eylem Planı” başlıklı belgeyi de fotokopi olduğu için delil olarak değerlendirmediği öğrenildi. Ayrıca Adli Tıp Kurumu’nun da belge fotokopi olduğu için gerekli incelemeyi yapamadığı belirtildi.