İnternet haber
15 Ekim 2009 Perşembe

Erdoğan'ın İsrail krizi yorumu

Başbakan Erdoğan: Türkiye güçlü bir ülkedir kendi kararını kendisi verir.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Anadolu Kartalı'' tatbikatının uluslararası bölümünün ertelenmesi ile ilgili olarak ''Türkiye güçlü bir ülkedir kendi kararını kendisi verir. Birilerinin tavsiyesi veya birilerinin talimatı ile Türkiye karar vermez, karar almaz'' dedi.

Erdoğan, Irak'a gerçekleştireceği ziyaret öncesinde Esenboğa Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Terör örgütü PKK'nın üst düzey yöneticilerinin mal varlıklarına ABD'de el konulmasına ilişkin bir soru üzerine Erdoğan şunları söyledi:

''Bunlar bizim yıllar yılı konuştuğumuz konular. Terör örgütünün en önemli gelir kaynaklarından bir tanesi uyuşturucudur. Bunun Amerika ayağının bu şekilde olduğunun Amerikan yönetimi tarafından ortaya konmuş olması önemliydi. Ama bunun Avrupa ayağı var. Avrupa ayağı çok daha farklı, çok daha güçlü. Aslında Avrupalı dostlarımıza biz bunları yıllardır söylüyoruz. 'Bakın' diyoruz 'Burada böyle bir durum var. Bu işin sermaye boyutunu uyuşturucu kaçakçılığı, insan kaçakçılığı buna benzer bir çok gayrimeşru yollar teşkil ediyor. Bunların üzerinde hassasiyetle durmanız lazım'. Hatta bir zamanlar çok ciddi paralar da yakalandı ama bu paralar maalesef farklı yöntemlerle farklı yollarla yine onlara iade edilme durumuna gidildi. Temenni ederiz ki Avrupalı dostlarımız da bu yanlışı görerek gerekli tedbirleri... Bunu dondururlar mı, farklı adımlar mı atarlar, bu adımları da bekleriz.''

-ANADOLU KARTALI TATBİKATI-

Erdoğan, bir gazetecinin ''İsrail'le Türkiye arasında tatbikat gerginliği yaşanıyor. Dün de İsrail'in Türkiye'ye Neronları teslim etmeyeceği bilgisi geldi. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna da şu yanıtı verdi:

''Ben konuyla ilgili düşüncelerimi daha önce açıkladım. Dışişleri Bakanlığımız bir cevabı oldu. Fakat ben çok açık ve net bir şey söyleyeyim, her siyasi iktidarın kendi ülkesindeki kamuoyunun yaklaşımlarını halkının taleplerini göz önünde bulundurma mecburiyeti vardır. Bakın mecburiyeti vardır, diyorum. Ben halkımın taleplerini bir kenara koyamam halkımın talebi bu istikamettedir.

Daha önce verilen eğitim çalışmalarıyla ilgili konuda bile bu hassasiyeti gösterdiler. Ama biz bu konuda Silahlı Kuvvetlerimizin de yaptığı açıklamalarla bu konudaki tavrımızı söyledik. Fakat tatbikat konusuyla alakalı olarak da bunun şu anda yapılamayacağını bunun İsrail dışındaki katılan ülkelerle yapılması veya ertelenmesi konusunu söyledik. Bu yaklaşım makul karşılandı ve böylece biz eğer yaparsak bunu sadece Türkiye olarak tek başımıza yaparız ama aksi bir halde de bizim için bu bir kıyamet değildir. Şunun bilinmesini isteriz, Türkiye güçlü bir ülkedir, kendi kararını kendisi verir. Birilerinin tavsiyesi veya birilerinin talimatı ile Türkiye karar vermez, karar almaz.''

Türkiye ile İsrail arasında Neronlarla ilgili ve başka konularda da birçok anlaşma bulunduğunu belirten Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bunun tabii uluslararası hukuk noktasında da bağlayıcılıkları var ama şu ana kadar bana gelmiş resmi bir bilgi yok. Sadece dün aldığım bir bilgi, İsrail radyosu böyle bir şey söyledi noktasında... Ben medya üzerinden bu tür konuları değerlendirmem ama bu konuda resmi bir bilgi bize ulaştığında bizim Dışişleri Bakanlığımız bu konuda çalışmalarını yapar, hukuk noktasında bu konudaki çalışmaları yaparız. Milli Savunma Bakanlığımız, Silahlı Kuvvetlerimiz biraraya geliriz, çalışmalarımızı yaparız. O zaman da bununla ilgili gerekli açıklama yapılır.''

Bir gazetecinin, ''Irak'taki temaslarınızda PKK ile mücadelenin de gündeme geleceğini söylediniz. Bu çerçevede Mahmur kampı, terör kamplarının kapatılması gündeme gelecek mi?'' sorusuna şu yanıtı verdi:

''Terörle ilgili olarak demokratik açılım sürecimizin en önemli başlığı diye bunu sürekli ifade ediyorum. Tabii ki terör sorununu çözmede, bu sorunu minimize etmede özellikle dağ olayının çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Burada tabii ortak çalışma yapılması gereken, birinci derecede Irak'tır. Özellikle Kuzey Irak'tır. Bu konudaki çalışmalarımızı, zaten üçlü olarak Irak-Türkiye-ABD İçişleri bakanlarımızın bir araya gelmek suretiyle yaptıkları çalışmalar var biliyorsunuz.

Bu güvenlik mekanizması zaten işliyor. Bunun başlama süreci 5 Kasım 2007'dir. Bizim ABD seyahatimizde o zaman ABD Başkanı Sayın Bush ile yapılan bir açıklamadır. 'PKK terör örgütü düşmanımızdır, Irak'ın da düşmanıdır, Türkiye'nin de, bizim de düşmanımızdır' diye ilan ettikleri o süreçten itibaren bir ortak çalışma başlamıştır ve burada hedefimiz, bu demokratik açılımla her şeyin çözümüdür. Terörle bir yere varılamayacağıdır ve bu konuda adımları samimi bir şekilde atacağız.''

Başbakan Erdoğan, Irak'a hareketi öncesi Esenboğa Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında, bugün Türkiye ve Irak arasında 44 mutabakat muhtırasının imzalanacağını belirtti.

Başbakan El Maliki ile başkanlık edeceği ortak kabine toplantısının ardından sonuçlandırılmış metinlerin de imzalanacağını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

''Bildiğiniz gibi bölgemizde bir ilk teşkil eden yüksek düzeyli stratejik işbirliğinin temel hedefi Türkiye ile Irak arasında kapsamlı bir ekonomik bütünleşmenin, dayanışmanın tesisidir ve buna benzer adımları önce Irak'la attık ardından Suriye ile bu adımı attık daha sonra Rusya Federasyonu ile bu adımı attık ama Rusya Federasyonu ile hemen şu anda uygulamaya geçmiş bir durum söz konusu değil. Ama bunun da adımını Sayın Putin'in ziyaretinde ilk olarak o gün anlaşmaları imzaladı şimdi kabul gördü.

İnşallah buna benzer bir süreci Rusya Federasyonu ile aramızda işleteceğiz ve Orta Doğu'da örnek bir işbirliği mekanizması olmasını arzuladığımız Stratejik İşbirliği Konseyi'nin bir diğer modeli ile alakalı 2 gün önce Suriye'de Dışişleri Bakanımın orada riyasetinde hayata geçirdik. 13 Ekimde bakan arkadaşlarımızın Suriyeli meslektaşları ile önce Halep'te ardından Gaziantep'te gerçekleştirdiği ayrıntılı istişareler bölgemizde kalıcı bir refah ortamının teşkili açısından tarihi önem taşımaktadır. Irak ile Suriye komşu ülkelerimiz... Sınır noktasında aramızda çok çok uzun sınırlarımızın olduğu iki ülke ve bu Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseylerinin çalışmaları ülkemizin çevresindeki barış ve istikrar kuşağının kuvvetlendirilmesini de sağlayacaktır.''

Yapılacak ortak kabine toplantısının ardından imzalanacak muhtıraların Irak ile işbirliğinin geliştirilmesi bakımından stratejik bir önem taşıdığını ifade eden Başbakan Erdoğan, ulaşım, sağlık, tarım, enerji ticaret, müteahhitlik sektörü, eğitim gibi birçok alanda imzalanacak anlaşmaların detaylarının daha sonra ilgili bakanlıklar tarafından kamuoyu ile paylaşılacağını söyledi.

-STRATEJİK İŞBİRLİĞİ KONSEYİ KAPSAMINDA ELE ALINACAK KONULAR-


''Irak'ın kuzeyinden kaynaklanan ve ülkemizi tehdit eden PKK terörü de Stratejik İşbirliği Konseyi kapsamında ele alacağımız önemli konu başlıklarından biri olacaktır'' diyen Erdoğan, ''Terörle mücadelede etkin sonuç alınmasını sağlayacak tedbirleri uygulamaya koyduğumuz süreç çerçevesinde Irak hükümetinin somut ve kuvvetli işbirliğini ve desteğini beklediğimizi Irak'taki temaslarımızda gündeme getireceğiz. Kaldı ki bu güne kadar yaptığımız çalışmalarda bu konuda Irak merkezi hükümeti olumlu yaklaşımını sürekli ortaya koymuştur ve bunu da çok açık net göstermiştir'' diye konuştu.

Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi çalışmalarından ayrı olarak kendisinin Irak Başbakanı Nuri el Maliki, Cumhurbaşkanı Celal Talabani ve yardımcıları Tarık Haşimi, Adil Abdülmehdi ve Meclis Başkanı Ayad el Samarrayi ile ikili görüşmeleri olacağını bildiren Erdoğan, görüşmelerde Irak'taki son durum ve bölgedeki gelişmeleri ele alacaklarını da anlattı.

-''SON YILLARIN EN ÖNEMLİ TEMASLARINDAN BİRİ OLACAĞINA İNANIYORUM''-

Ocak ayında Irak'ta seçimlerin yapılacağını anımsatan Başbakan Erdoğan, yaptıkları ziyaretin bu bakımdan farklı bir anlamı olduğunu bildirdi.

''Temenni ediyorum ki gerek heyetimizin teşkili gerek görüşeceğimiz dosyaların kabarıklığı bakımından Irak'a adeta bir dostluk çıkarması gerçekleştiriyoruz ve hedefimiz de budur'' diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

''Irak'ın dirliği, beraberliği, çok daha kısa zamanda değişim dönüşümünün sağlanmasına Türkiye olarak gerek tarihten gelen gerek değerler açısından olan birlikteliğimiz noktasında da bir dayanışmanın, bir paylaşımın bu noktada sağlanmasıdır. Bu yoğunlukta bir program ve kalabalık heyetle son yılların en önemli temaslarından biri olacağına inanıyorum. Yanımızda tabii çok ciddi sayıda bir iş adamları grubunu götürüyoruz ve iş adamlarımız da yine orada muhataplarıyla ilgili oradaki bakanlarla aynı zamanda bakan arkadaşlarımızın riyasetinde toplantı yapacaklar ve temenni ederim ki sektörel anlamda da onların bazı anlaşmaları gerçekleştirmeleri büyük önem arz etmektedir.''

A.A.
  • Yorum(ları) Oku
  • Yorum Yaz
  • Haberi Paylaş
  • Arkadaşına Gönder
  • Yazdır
Bu habere henüz yorum yazılmamış.
Ad Soyad
Ad soyad yazınız.
E-Posta
E-posta adresi yazınız.Hatalı e-posta adresi.
Yorum
Yorum yazınız.
 
Ad Soyad
Ad soyad yazınız.
E-Posta Adresiniz
E-posta adresi yazınız.Hatalı e-posta adresi.
Arkadaşınızın E-Posta Adresi
E-posta adresi yazınız.Hatalı e-posta adresi.
Mesaj
Yorum yazınız.
 
Dedektör
Anket
Ergenekon Davasını doğru ve gerçekçi buluyor musunuz?
Hayır
Evet
Fikrim yok
 Sonuçları Görüntüle | Diğer Anketler
Dedektör
Eticaret Sitesi
Eticaret Sitesi
Başkent Hosting
Tüm hakları saklıdır. Copyright © 2012 - Sosyal Haber. Bu sitedeki herhangi bir haber izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Tasarım ve Yazılım: Başkent Yazılım

haber, online haberler, internet haber, güncel haberler, internet haber sitesi, flaş haber, gündem, haberler, haber sitesi