
Hürriyet Gazetesi'nden Ali Naci Küçük ve Bayram Aydın'a konuşan Adnan
Polat, Arda'dan Stoch'a, Fenerium ve GS Store'u birleştirme projesinden
Fenerbahçe'yi Kadıköy'de nasıl yenebileceklerine kadar pek çok konuda
ilginç açıklamalarda bulundu.
'RİJKAARD DA DEĞİŞECEK G.SARAY DA'
Rijkaard’ın, ilk sezonunda başarıya ulaşamaması konusunda çok şey
söylendi. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Rijkaard burada bir futbol kültürü oluşturmak için çok uğraştı. Futbol
oynatarak ve oynayarak kazanmanın yollarını aradı. Bunun en güzel örneği
de İspanya’da. Orada olay sırf netice değil; futbol oynayarak ve şov
yaparak işi çözmeye çalışıyorlar. Ama Türkiye’de ne futbol yönetimi ne
futbol zihniyeti buna müsait değil. Türkiye’de kazan da nasıl kazanırsan
kazan. Her yolu dene kazanmak için... Rijkaard o konsepti değil de,
daha farklı şekilde futbolu ortaya koymak istedi. Ama onu yapabilecek
futbolcuların da o zihniyette ve kalitede olması lazım. Rijkaard
‘kalite’ derken işte bunu kastediyordu. Ama herkes yanlış anladı, “Milli
takım oyuncusuna kalitesiz diyor” diye yorumladı. Halbuki bireysel
yeteneklerden değil, düşünce kalitesinden bahsediyordu. Ancak bu kez
bana göre Rijkaard neticeye yönelik bir futbol oynatacak diye
düşünüyorum.
'SAHADA KISKANÇLIK VAR'
Ben hep ‘anti futbola prim verilmesin’ diyorum. Örnek ise saha içinde
vakit geçirme. Kaleciler özellikle vakit geçiriyor. En ufak darbede 3-5
dakika yere yatıyorlar, adeta ölmüş gibi. Bütün maç boyunca kaleci vakit
geçiriyor ama alay eder gibi 90+4’te kart gösteriliyor. Bir de yıldız
futbolculara karşı çok sert hareketler yapıldığını düşünüyorum. Ama ben,
“Yıldızlar korunsun” diyerek bunu dile getirince kıyamet koptu. Bir
kere sahada kıskançlık var. Adam resmen o yıldız oyuncuyu kıskanıyor.
'O KADAR GÜCÜMÜZ OLSAYDI...'
Galatasaray ve Fenerbahçe’nin ligin kaderinde çok etkili olduğu ve
belirleyici rol oynadığı savunuluyor. Bu görüşe katılıyor musunuz?
Bizim bu lige yön verecek gücümüz olsa başkaları değil Galatasaray
şampiyon olurdu. Aynı şekilde Aziz Bey’in (Yıldırım) böyle bir gücü
olsa, Fenerbahçe şampiyon olurdu. Demek ki böyle bir şey yok
'FENER'İ YENMEK İÇİN ŞANS DA LAZIM'
Sayın Yiğit Şardan geçtiğimiz günlerde bize, “Biz de Fenerbahçe gibi
anti futbol oynasak Kadıköy’de kazanırız” demişti. Haklı mı?
Bilmiyorum anti futbol oynasak Fenerbahçe’yi yener miyiz... Kolay değil
Kadıköy’de kazanmak. Bazen şans faktörünün de senden yana olması lazım.
Bu sezon Kadıköy’de oynadığımız Fenerbahçe maçına bakın... En büyük
silahımız Baros’un daha 1. dakikada ayağı kırıldı. Ondan sonra yediğimiz
gol 2 metre ofsayt. Verilen penaltı, penaltı değil. O maçta geriye
düşmemize rağmen kazanabilirdik ancak hakem Bünyamin Gezer beni
inanılmaz hayal kırıklığına uğrattı. Cesur, yürekli ve maçı kaldırabilir
diye düşünüyordum ama adam resmen korktu. İkinci maça bakıyorsun... 25
metre mesafeden saatte 50 kilometre hızla giden bir topun kaleye girmesi
mümkün değil. Ama o maçta girdi.
'MAÇLARI YABANCI HAKEMLERLE İZLİYORUM'
Bünyamin Gezer hakkında çok keskin konuşuyorsunuz...
Bakın, ben böyle önemli maçları yurt içi ve yurt dışından en az 3-4
hakeme izletirim. Bu söylediklerimin aynısını yabancı hakemler de
söyledi” cevabını verdi.
SEZGİN TERFİ ETMEDİ
Şubelerde yapılan operasyon ve Haldun Üstünel’in durumu çok
tartışıldı...
Bakın bu olay yanlış algılanıyor. Ben size şu organizasyon şemamızı bir
anlatayım (masanın üzerindeki bir peçeteyi alıp şemayı kalemle yazıyor).
Bakın, bir yönetim kurulumuz ve Sportif AŞ ile Futbol AŞ’nin
birleştirildiği bir şirket var. Onun altında bir genel müdür, onun da
altında bir sportif direktör, mali direktör ve stat direktörü bulunuyor.
İcra kurulunda yedi tane yönetici var. Yönetim kurulu başkanı da benim.
Şimdi Futbol AŞ’nin genel müdürü Adnan Sezgin, sportif direktörlüğe
geçiyor. Yani, terfi değil tam tersi tenzili rütbe (rütbe düşürülmesi)
gibi bir olay var. Sportif direktör Adnan Sezgin oldu ki, önemli bir
karar verecek; bana açıp soracak. Transfer döneminde yardıma ihtiyacı
olursa da Haldun Üstünel, Murat Yalçındağ ve ben kendisine yardımcı
olacağız. Hadise bundan ibaret.
Rijkaard’ın neden bir Türk yardımcısı yok?
Hocamız kendi ekibiyle gelmek istedi, biz de kabul ettik. Kendisine
“İsterseniz böyle birini getirebiliriz” dedik ama istemedi.
'STOCH, ARDA'NIN YEDEĞİ OLUR'
Sizin de talip olduğunuz Stoch’u Fenerbahçe’nin alması sonrası
yapılan spekülasyonları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Haldun Üstünel’e Stoch için tam yetki verseydik, futbolcuyu alır
gelirdi. Stoch gelseydi, Arda’nın yedeği olurdu veya diğer kanatta
oynardı. O konuda gol falan yemedik. Ama Fenerbahçe iyi ve genç bir
futbolcu aldı.
Son iki sezonda şampiyonlukları Meira ve Nonda’yı sezon ortasında
göndermeniz yüzünden kaybettiğinizi iddia edenlere ne diyeceksiniz?
MEİRA VE NONDA HATA DEĞİL
Meira varken, yediğimiz gollerin yüzde 60-70’i onun hatasından
kaynaklanıyordu. Meira’nın yokluğu bizi etkilemedi. Nonda meselesine
gelince... Kewell’ın sakat olduğu dönemde hocamız Nonda’ya dört maç arka
arkaya 90 dakika şans verdi. Ancak Nonda, sezon sonu gideceği için
neredeyse topa ayağını bile sokmadı. Bitirmişti kafasında
Galatasaray’ı... Bu arada doktorlar da ‘Kewell’ın 15 Mart’ta sahalara
dönecek’ deyince, Nonda’yı gönderdik.
'GS STORE'LA FENERİUM ORTAK OLABİLİR'
GS Store ve Fenerium mağazalarının birleştirilmesi mümkün olabilir
mi?
Yapılabilir esasında. Düşünce olarak iyi fikir.
Yiğit Şardan: Bu fikri ilk olarak Sayın Abdullah Kiğılı ortaya attı.
Üzerinde düşünülmesi gereken bir proje. Amerika’daki NBA mağazaları gibi
bunun dünya üzerinde örnekleri var.
'ANELKA DA SERT FUTBOLDAN ŞİKAYET ETMİŞ'
“Benim hep yakındığım anti futboldan diğer büyükler de çok şikayetçi.
Bir gün Aziz Yıldırım bana, Anelka’nın Türkiye’deki anti futbol yüzünden
ayrıldığını anlattı.”
Geçmiş yıllarda bir gün Kulüpler Birliği toplantısına erken gittim. Aziz
Bey de (Yıldırım) oradaydı. Anti futboldan, yıldız oyuncudan
konuşuyorduk. Aziz Bey, “Sana bir şey anlatayım” dedi ve söze girdi;
“Bir gün kulüpte yanıma Anelka geldi. ‘Başkanım ben gitmek istiyorum’
dedi.
‘Neden gitmek istiyorsun? Paranı almıyor musun?’ diye sordum. ‘O konuda
sorun yok başkan’ dedi. ‘Stattan, taraftardan mı memnun değilsin?’
‘Hayır, burası muhteşem. İstanbul da zaten çok güzel.’ ‘E o zaman neden
gitmek istiyorsun’ diye sordum. ‘Başkan, ben futbol oynamak istiyorum.
Burada futbol falan oynanmıyor” demiş.
'HAKAN GİTMESDİYSE ARDA DA GİTMEZ'
Arda Turan’ın, Fenerbahçe’ye gitmeme konusunda çok sivri demeçleri
var. Siz olsanız öyle konuşur musunuz?
Giden vardır, gitmeyen vardır. Siz Hakan Şükür’ü Fenerbahçe’ye verebilir
miydiniz? Asla. Hakan Şükür Fenerbahçe’ye gitmezdi. Bu, Fenerbahçe’ye
olan saygısızlığından değil, Galatasaray’a olan aşkından idi. Arda da
böyle bir çocuk. Ancak bazılar gider, Tanju Çolak gitti. Profesyonel
yaşamda bu olabilir. Bazıları ise kulübüne olan aşkıyla böyle davranır.
Bana göre her ikisi de normal.
Peki, Arda’nın Avrupa’ya gitmesine ne zaman izin vereceksiniz?
Arda daha yeni Avrupa’dan geldi! (Gülüşmeler). Bu tamamiyle arz-talep
meselesi. Bize herhangi bir teklif gelmedi ki. Kaldı ki, sırf
istediğimiz paranın gelmesi de bizi kesmez. Arda’nın iyi bir Avrupa
kulübüne gitmesini isteriz. Ancak Arda’nın daha Galatasaray’a ödemesi
gereken borçları var.